Yazılara Geri Dön
FINANSMEVZUAT
12 dk okuma

Ticari Alacaklarda Zamanaşımı Kaç Yıl? Fatura, Çek ve Senet Süreleri

Ticari Alacaklarda Zamanaşımı Kaç Yıl? Fatura, Çek ve Senet Süreleri
Bu içeriği yapay zekâ ile özetleyin
İçindekiler12 bölüm

Ticari alacaklarda zamanaşımı, alacağın türüne göre değişir: faturaya bağlanan mal ve hizmet bedelleri kural olarak 10 yıl, çekte başvurma hakkı ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl, bonoda düzenleyene karşı vadeden itibaren 3 yıldır. Süre dolduğunda alacak kendiliğinden yok olmaz; borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürerse alacak mahkeme yoluyla zorla tahsil edilemez hâle gelir.

Uygulamada bu ayrım şu yüzden kritiktir: aynı satış için elinizde hem fatura hem çek olabilir ve ikisinin süresi aynı gün başlamaz, aynı gün de bitmez. Çekin 3 yılı dolduğunda faturaya dayanan alacağınız hâlâ ayakta olabilir. Bu yazıda her belge türü için süreyi, sürenin nereden başladığını, hangi hâllerin sayacı sıfırladığını ve süre kaçtıysa elinizde ne kaldığını anlatıyoruz.

Zamanaşımı Nedir? Hak Düşürücü Süreden Farkı

Zamanaşımı, alacağın varlığını değil, dava yoluyla zorla tahsil edilebilirliğini ortadan kaldıran bir süredir. Borç hukuken var olmaya devam eder; sadece "eksik borç" hâline gelir. Bunun iki pratik sonucu vardır:

  • Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. Türk Borçlar Kanunu'nun 161. maddesi açıktır: zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu re'sen göz önüne alamaz. Yani borçlu savunmasında "zamanaşımı def'i"ni ileri sürmezse, süresi dolmuş bir alacak için bile alacaklı lehine karar çıkabilir.
  • Zamanaşımına uğramış borç ödenirse geri istenemez. Borçlu, süresi dolmuş bir borcu bilmeden bile ödese, "yanlışlıkla ödedim" diyerek iade talep edemez.

Buna karşılık hak düşürücü süre başka bir şeydir: süre dolduğunda hakkın kendisi sona erer, hâkim re'sen dikkate alır ve def'i ileri sürülmesi gerekmez. Zamanaşımı kesilebilir ve durabilir, hak düşürücü süre kural olarak kesilmez.

Bir başka ayrım da faizler tarafındadır. TBK'nın 152. maddesi uyarınca asıl alacak zamanaşımına uğradığında, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış sayılır. Ana parayı kurtaramadıysanız gecikme faizini ayrıca isteyemezsiniz.

Son olarak: zamanaşımından önceden feragat edilemez. Sözleşmeye "taraflar zamanaşımı def'inde bulunmayacaktır" yazmak, borç doğmadan önce yapıldığında geçerli değildir.

Fatura Alacaklarında Zamanaşımı: 10 Yıl mı, 5 Yıl mı?

En sık karıştırılan konu budur. Kural, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindedir: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. İki tacir arasındaki mal satışından doğan fatura bedeli, kural olarak bu on yıllık süreye girer.

Beş yıllık süre istisnadır ve TBK'nın 147. maddesinde sayılan hâllerle sınırlıdır:

Alacağın türüZamanaşımıDayanak
Genel kural — mal ve hizmet satışından doğan bedel alacakları10 yılTBK m.146
Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler5 yılTBK m.147/1
Otel, motel, pansiyon konaklama bedelleri; lokanta yeme-içme bedelleri5 yılTBK m.147/2
Küçük sanat işleri ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar5 yılTBK m.147/3
Ortaklık sözleşmesinden doğan, ortaklar ve yöneticiler arasındaki alacaklar5 yılTBK m.147/4
Vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden doğan alacaklar5 yılTBK m.147/5
Eser (istisna) sözleşmesinden doğan alacaklar5 yılTBK m.147/6

Tablodaki en tartışmalı satır üçüncüsüdür. "Küçük çapta perakende satış" ifadesi, nihai tüketiciye yapılan mutfak-ölçeğindeki satışları anlatır; toptan satış ve tacirler arası ticari mal alım satımı buraya girmez, 10 yıllık genel süreye tabidir. Benzer şekilde eser sözleşmesinde 5 yıllık süre, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi hâlinde uygulanmaz; o durumda 10 yıllık genel süre devreye girer.

Faturaya itiraz süresiyle karıştırmayın

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesindeki sekiz günlük fatura itiraz süresi bir zamanaşımı değildir. Faturayı alan tacir, içeriğine sekiz gün içinde itiraz etmezse fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu süre, faturanın içeriğinin doğruluğuna ilişkindir; alacağı talep etme süresi değildir. İtiraz edilmemiş bir faturanın bedeli için yine on yıllık zamanaşımı işler.

Ödeme vadesi ise büsbütün ayrı bir konudur — ticari işlemlerde azami vadeyi düzenleyen TTK 1530'u ticari faturada ödeme vadesi yazımızda ayrıntılı anlattık. Vade, zamanaşımının ne zaman başlayacağını belirler; ne kadar süreceğini değil.

Süre Tam Olarak Ne Zaman Başlar?

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Yani borcun istenebilir hâle geldiği gün. Pratikte:

  • Vadeli satışta: vade gününde. 30 gün vadeli bir faturada süre, fatura tarihinde değil, 30 günlük vadenin dolduğu gün başlar.
  • Vadesiz satışta: borç doğduğu anda muaccel olur; teslim ve fatura tarihi esas alınır.
  • Taksitli alacakta: her taksit için ayrı ayrı, o taksitin vadesinden itibaren işler.

Sürenin başladığı gün hesaba katılmaz; süre, son günün geçmesiyle dolar. Bu bir günlük ayrıntı gibi görünür ama son güne sıkışmış bir icra takibinde davanın kaderini belirleyebilir.

Çekte Zamanaşımı: 3 Yıl

Çekte süre, çekin üzerindeki tarihten değil, yasal ibraz süresinin bitiminden itibaren işler. TTK'nın 814. maddesi şöyledir:

Kimden kimeZamanaşımıBaşlangıç
Hamilin cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına başvurma hakkı3 yılİbraz süresinin bitimi
Çek borçlularından birinin diğerine karşı başvurma (rücu) hakkı3 yılÇeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarih

Bu süre 6102 sayılı TTK'nın ilk hâlinde altı aydı; 6273 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle üç yıla çıkarıldı ve değişiklik 3 Şubat 2012'de yürürlüğe girdi. Eski tarihli çeklerle ilgili bir uyuşmazlıkta bu geçiş noktasını atlamamak gerekir.

Buradaki kritik nokta ibraz süresidir. Çek, düzenlendiği yerde ödenecekse düzenleme tarihini izleyen günden itibaren 10 gün, başka bir yerde ödenecekse 1 ay içinde bankaya sunulmalıdır. Üç yıllık zamanaşımı bu sürenin bitiminden sayılır. Çek hiç ibraz edilmemişse de sayaç, ibraz süresinin dolduğu tarihte çalışmaya başlar — yani çeki çekmecede bekletmek süreyi durdurmaz.

Elinizdeki çek karşılıksız çıktıysa atılması gereken adımları (karşılıksızdır işlemi, çekin arkasının imzalanması, şikâyet süresi) karşılıksız çek rehberimizde adım adım anlattık.

Bono (Senet) ve Poliçede Zamanaşımı

Bononun zamanaşımı süreleri kendi maddesinde değil, poliçeye yapılan atıfla düzenlenmiştir: TTK'nın 778. maddesi, poliçenin zamanaşımına ilişkin 749-751. madde hükümlerinin bonolar hakkında da geçerli olduğunu söyler. Bononun düzenleyeni de, poliçeyi kabul eden gibi asıl borçlu sayılır.

Kimden kimeZamanaşımıBaşlangıç
Hamilin asıl borçluya karşı istemi (bonoda düzenleyen, poliçede kabul eden)3 yılVade tarihi
Hamilin cirantalara (poliçede ayrıca düzenleyene) karşı istemi1 yılSüresinde çekilen protesto tarihi; senette "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vade tarihi
Bir cirantanın diğer cirantalara ve düzenleyene rücuu6 aySenedi ödediği veya senedin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarih

Tablodaki en çok kaçırılan satır ikincisidir. Senedi devraldığınız kişiye (cirantaya) başvurmak için elinizde sadece bir yıl vardır ve bu süre için kural olarak süresinde protesto çekilmiş olması gerekir. Asıl borçluya karşı üç yılınız olduğuna güvenip cirantayı gözden çıkarmak, borçlu ödeme güçlüğündeyse alacağın tamamını riske atar.

Senedin geçerliliği için üzerinde bulunması zorunlu unsurları ve doldururken yapılan tipik hataları senet nasıl doldurulur yazımızda bulabilirsiniz. Zorunlu bir unsuru eksik senet kambiyo senedi sayılmaz; o durumda yukarıdaki süreler değil, adi yazılı delil hükümleri ve genel zamanaşımı gündeme gelir.

Zamanaşımını Kesen ve Durduran Hâller

Zamanaşımının kesilmesi ile durması farklı şeylerdir ve bu farkı bilmek çoğu zaman alacağı kurtarır.

Kesilme: sayaç sıfırlanır

TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı iki grup sebeple kesilir:

Borçlunun borcu ikrar etmesiyle: özellikle faiz ödemesi, kısmi ödeme yapması, rehin vermesi veya kefil göstermesi. Borçlunun yazılı olarak "borcum var, ödeyeceğim" demesi de ikrardır.

Alacaklının hukuki yollara başvurmasıyla: dava açması, def'i ileri sürmesi, icra takibi başlatması veya iflas masasına başvurması.

Kesilmenin sonucu 156. maddede düzenlenmiştir: kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar. Yani süre durmaz, baştan başlar. Fıkranın ikinci cümlesi ise alacaklı açısından son derece değerlidir: borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa, yeni süre her zaman on yıldır. Beş yıllık süreye tabi bir alacak, borçluya imzalatılan bir borç ikrarı belgesiyle veya kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla on yıllık sayaca geçer.

Pratik karşılığı şudur: müşteriniz kısmi bir ödeme yaptığında zamanaşımı kesilir ve yeniden başlar. Cari hesabında üç yıl önce kapanmamış bakiye görünen bir müşteriden geçen yıl 5.000 TL tahsil ettiyseniz, süre o tahsilat tarihinden itibaren yeniden işliyordur. Bu yüzden cari hesap kayıtlarınızın tarih ve tutar bazında düzgün tutulması yalnızca muhasebe meselesi değil, hukuki bir delil meselesidir.

Durma: sayaç duraklar, kaldığı yerden devam eder

Durma hâllerinde süre işlemez, engel ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder. TBK'nın 153. maddesindeki hâller arasında vesayet altındaki kişilerin vasilerine karşı alacakları, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirlerinden alacakları, hizmet ilişkisi süresince işçilerin işverenden alacakları ve alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülmesinin imkânsız olduğu hâller sayılır. Ticari alacaklarda pratikte en az karşılaşılan başlık budur.

Süre davanın reddiyle kaçtıysa: 60 günlük ek süre

TBK'nın 158. maddesi bir güvenlik ağı kurar: dava veya def'i, mahkemenin yetkili ya da görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması veya vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmişse ve bu arada zamanaşımı dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. Bu süre kısa ve tek seferliktir; red kararının tebliğinden itibaren takvimi işaretleyin.

İcra Takibi Başlattıktan Sonra Ne Oluyor?

İcra takibi zamanaşımını keser ve yeni bir süre başlatır — ama takip dosyası açık kaldığı sürece süre işlemez sanmak yaygın bir yanılgıdır. Takip dosyasında işlem yapılmadan geçen süre de zamanaşımına konu olur.

İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesine göre ilama dayanan takip, son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İlama dayanmayan takiplerde ise dayanak belgenin kendi süresi geçerlidir — çeke dayalı takipte üç yıl, faturaya dayalı alacakta on yıl gibi. Dosyada haciz talebi, satış talebi veya benzeri bir işlem yapıldıkça sayaç yeniden başlar; yıllarca dokunulmayan dosya ise borçlunun zamanaşımı itirazına açık hâle gelir.

Zamanaşımı Dolduysa Alacak Tamamen Bitti mi?

Hayır — ve bu, çok sayıda işletmenin erken vazgeçtiği noktadır. Süre dolduğunda elinizde hâlâ üç ihtimal kalır.

1. Borçlu def'i ileri sürmeyebilir. Zamanaşımı re'sen dikkate alınmaz. Borçlu savunmasında bu def'i ileri sürmezse dava alacaklı lehine sonuçlanabilir.

2. Kambiyo senedi düşse de sebepsiz zenginleşme hakkı doğar. TTK'nın 732. maddesine göre, zamanaşımı sebebiyle ya da senetten doğan hakların korunması için gereken işlemlerin ihmali yüzünden düzenleyenin veya kabul edenin yükümlülükleri düşmüş olsa bile, bunlar hamile karşı onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. Bu istemin zamanaşımı, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca senedin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır ve ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir. Aynı hüküm, TTK 818. maddesindeki atıf yoluyla çekler için de uygulanır. Yani çekin üç yılı dolduğunda pencere hemen kapanmaz; bir yıllık ikinci bir pencere açılır.

3. Temel ilişkiye dayanabilirsiniz. Çek veya senet, çoğu zaman bir mal satışının ödeme aracı olarak verilir. Kambiyo senedinin kendi zamanaşımı dolduğunda, altta yatan satış sözleşmesinden doğan alacak kendi süresine (kural olarak on yıl) tabi olarak ayakta kalabilir. Bu yüzden senedin yanında faturayı, irsaliyeyi, sözleşmeyi ve teslim belgesini saklamak, senet zamanaşımına uğradığında elinizde kalan tek dayanaktır.

Üçünün de somut olayda uygulanabilirliği delil durumuna ve senedin niteliğine bağlıdır; dava açmadan önce avukatınıza danışın.

Alacak Yaşlandırma: Zamanaşımını Takvime Bağlamak

Zamanaşımı, hukuki bilgiden çok takip disiplini meselesidir. Süreyi kaçıran işletmelerin çoğu kanunu bilmediği için değil, alacağın kaç gündür açık olduğunu görmediği için kaçırır.

Uygulanabilir bir düzen şöyledir:

  1. Alacak yaşlandırma tablosu tutun. Açık faturaları 0-30, 31-60, 61-90, 90+ gün olarak gruplayın. 90 günü aşan her kalem, artık "tahsilat" değil "takip" konusudur.
  2. Vade tarihini kaydedin, fatura tarihini değil. Zamanaşımı vadeden işler; tablonuz vade bazlı değilse yanlış tarihten sayıyorsunuz demektir.
  3. Çek ve senetleri ayrı bir vade takviminde izleyin. Bunların süresi faturadan farklı işler ve ibraz/protesto gibi kaçırıldığında telafisi olmayan ara adımları vardır.
  4. Kısmi tahsilatları tarihiyle kayda geçirin. Her kısmi ödeme zamanaşımını kesen bir ikrardır; tarihi belgelenmemiş tahsilat, kesildiğini ispat edemediğiniz bir zamanaşımıdır.
  5. Yıllık bir "zamanaşımı taraması" yapın. Yılda bir kez, beş yılı aşan açık bakiyeleri gözden geçirin; hangi belgeye dayandıklarını ve süre durumlarını mali müşavirinizle birlikte değerlendirin.

Vadesi geçmiş alacakların nakde dönüşünü haftalık olarak görmek istiyorsanız, bu tabloyu nakit akış tablonuzla birlikte okumak gerekir: yaşlanan alacak, nakit akışında kalıcı bir boşluk demektir.

Cari bakiyeleri, çek-senet vadelerini ve vadesi geçmiş faturaları tek ekranda izlemek için Paramset ön muhasebe programı üzerinden alacak takibinizi ve gelir-gider akışınızı birlikte yönetebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Faturayı kestim ama müşteri ödemedi; kaç yıl içinde dava açmalıyım?

Tacirler arası mal ve hizmet satışından doğan bedel alacağı kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre vade tarihinden işler. Ancak alacağın on yıl beklemeye değil, ilk 90 gün içinde takibe alınmaya ihtiyacı vardır: delil toplamak ve borçlunun ödeme gücü, zaman geçtikçe değil azalır.

Çekin üç yılı doldu, hiç şansım kalmadı mı?

Kambiyo senetlerine mahsus takip yolu kapanır, ancak sebepsiz zenginleşme istemi için senedin zamanaşımına uğradığı tarihi izleyen günden itibaren bir yıllık süreniz olabilir; ayrıca çekin verilmesine neden olan temel ilişkiye (satış sözleşmesi, fatura) dayanarak alacak davası açma imkânı gündeme gelebilir.

Borçlu 500 TL ödedi, süre baştan mı başlıyor?

Kısmi ödeme bir borç ikrarıdır ve zamanaşımını keser; kesilmeyle yeni bir süre işlemeye başlar. Ödemenin tarihini ve hangi borca mahsuben yapıldığını belgeleyin.

Zamanaşımı dolmuş bir borcu ödedim, geri alabilir miyim?

Hayır. Zamanaşımına uğramış borç "eksik borç" olarak varlığını sürdürür; ifa edilmişse geri istenemez.

Sözleşmeye "zamanaşımı uygulanmaz" yazabilir miyiz?

Zamanaşımından önceden feragat edilemez. Borç doğmadan yapılan böyle bir kayıt geçerli olmaz.

Özetle

  • Fatura alacağı: kural olarak 10 yıl (TBK m.146). Beş yıllık süre, TBK m.147'de sayılan hâllere özgü bir istisnadır; tacirler arası toptan satış buraya girmez.
  • Çek: hamilin başvurma hakkı, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl (TTK m.814).
  • Bono/senet: düzenleyene karşı vadeden itibaren 3 yıl, cirantalara karşı protesto tarihinden itibaren 1 yıl, ciranta rücuunda 6 ay (TTK m.749, m.778 atfıyla).
  • Süre muacceliyetten başlar — fatura tarihinden değil, vadeden.
  • Kısmi ödeme, borç ikrarı, dava ve icra takibi zamanaşımını keser; kesilmeyle yeni bir süre başlar ve borç senetle ikrar edilmiş ya da mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman 10 yıldır (TBK m.156).
  • Süre dolsa bile alacak yok olmaz: hâkim zamanaşımını re'sen dikkate alamaz, sebepsiz zenginleşme için 1 yıllık ek pencere vardır ve temel ilişkiye dayanma imkânı ayrıca değerlendirilir.

Kanun maddeleri ve süreler zaman içinde değişebilir; somut bir uyuşmazlıkta harekete geçmeden önce güncel mevzuatı kontrol edin ve avukatınızla ya da mali müşavirinizle teyit edin.

Kaynaklar

Önerilen Makaleler