Yazılara Geri Dön
GIRIŞIMCILIKVERGI
11 dk okuma

Ticari Faturada Ödeme Vadesi Kaç Gün Olabilir? TTK 1530

Ticari Faturada Ödeme Vadesi Kaç Gün Olabilir? TTK 1530
Bu içeriği yapay zekâ ile özetleyin

"Ödeme 120 gün vadeli olacak." Büyük bir alıcıyla masaya oturan küçük bir tedarikçinin sıkça duyduğu cümledir. Peki bu vade hukuken geçerli midir? Ya da tam tersi: sözleşmede hiç vade yazmıyorsa müşteri parayı ne zaman ödemek zorundadır, ödemezse ne olur?

Bu soruların cevabı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı) 1530. maddesinde düzenlenmiştir. Madde, ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde ödeme vadesine bir tavan getirir, vade kararlaştırılmadığı hâllerde borçlunun ne zaman temerrüde düşeceğini belirler ve geç ödemenin faiz sonucunu doğrudan kanuna bağlar. Bu yazıda maddenin kurallarını, 2026 yılı için geçerli geç ödeme faizi oranını ve bunları işletme pratiğine nasıl çevireceğinizi anlatıyoruz.

Kısa Cevap

Aceleniz varsa özet şudur:

  • Sözleşmede vade yoksa: Borçlu, faturayı (veya eş değer ödeme talebini) almasından itibaren 30 gün sonra, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
  • Sözleşmede vade varsa: Kural olarak vade en fazla 60 gün olabilir. Taraflar, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşarak daha uzun bir süre kararlaştırabilir.
  • Bu esnekliğin istisnası var: Alacaklı KOBİ ya da tarımsal veya hayvansal üretici ise, yahut borçlu büyük ölçekli işletme ise ödeme süresi hiçbir şekilde 60 günü aşamaz.
  • Geç ödenirse: Alacaklı, sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile temerrüt faizine hak kazanır. 2026 yılı için ilan edilen oran yıllık %43, alacağın tahsili masrafları için istenebilecek asgari giderim tutarı 2.020 TL'dir.

Şimdi bu kuralları tek tek açalım.

TTK m. 1530 Hangi İşlemlerde Uygulanır?

Madde, herkesin her alacağını değil, dar ve net bir alanı hedefler: ticari işletmeler arasında, mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemler. Yani iki tacir arasındaki ticari satış, hizmet alımı, imalat, taşıma gibi tedarik ilişkileri kapsamdadır.

Buradan çıkan pratik sonuçlar:

  • Bir tüketiciye yapılan satışta bu madde uygulanmaz; tüketici işlemleri kendi mevzuatına tabidir.
  • Tedarik ilişkisi dışındaki alacaklarda (örneğin kira, ödünç, haksız fiilden doğan tazminat) madde doğrudan uygulanmaz.
  • Alacaklının kendi edimini yerine getirmiş olması şarttır. Malı teslim etmediyseniz veya hizmeti tamamlamadıysanız, karşı tarafın ödememesi temerrüt sayılmaz.
  • Borçlunun gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller (kendisine yüklenemeyen sebepler) saklıdır.

Maddenin en önemli özelliği şudur: temerrüt için ihtar çekmenize gerek yoktur. Vade dolduğu anda borçlu kendiliğinden temerrüde düşer ve faiz işlemeye başlar. Bu, alacaklı lehine ciddi bir kolaylıktır; ancak aşağıda göreceğiniz gibi ispat açısından fatura ve teslim belgelerinin tarihlerini düzgün saklamayı gerektirir.

Sözleşmede Vade Kararlaştırılmamışsa: 30 Gün Kuralı

Uygulamada pek çok satış yazılı bir sözleşmeye değil, siparişe ve faturaya dayanır. Böyle durumlarda "vade ne zaman?" sorusunun cevabını kanun verir. TTK m. 1530'un dördüncü fıkrası, ödeme günü veya süresi belirlenmemişse (ya da belirlenen süre kanuna aykırıysa) borçlunun aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağını düzenler:

Durum30 günlük süre ne zaman başlar?
Fatura veya eş değer ödeme talebi borçluya ulaşmışFaturanın borçlu tarafından alındığı tarihi takip eden gün
Faturanın alınma tarihi belirsizMal veya hizmetin teslim alındığı tarihi takip eden gün
Fatura, mal/hizmet tesliminden önce alınmışTeslim tarihini takip eden gün
Kanunda veya sözleşmede gözden geçirme ve kabul usulü öngörülmüşKabul veya gözden geçirme süresinin bittiği tarihi takip eden gün

Tabloyu tek cümleye indirgersek: süre, faturanın ulaşması ile teslimin (veya kabulün) gerçekleşmesinden hangisi daha sonraysa ondan itibaren işler. Böylece "faturayı erken kesip vadeyi öne çekme" ya da "malı teslim edip faturayı geç gönderme" gibi tek taraflı manevraların önü kesilmiş olur.

Örnek: 3 Ağustos'ta malı teslim ettiniz, e-Arşiv faturayı 10 Ağustos'ta gönderdiniz ve fatura aynı gün alıcıya ulaştı. Sözleşmede vade yok. Bu durumda 30 günlük süre 11 Ağustos'ta işlemeye başlar ve 9 Eylül'de dolar; 10 Eylül itibarıyla borçlu temerrüttedir ve faiz işlemeye başlar.

Bu yüzden faturanın ne zaman alıcıya ulaştığı kritik bir veridir. e-Fatura ve e-Arşiv uygulamalarında gönderim ve teslim zamanları sistemde kayıtlıdır; kâğıt faturada ise tebliğ ispatı size düşer. İki belge tipi arasındaki farkları e-Arşiv fatura nedir, e-Fatura ile farkları nelerdir yazısında ayrıntılı anlattık.

Sözleşmede Vade Kararlaştırılmışsa: 60 Gün Tavanı

TTK m. 1530'un beşinci fıkrası, sözleşmeyle kararlaştırılabilecek ödeme süresine bir üst sınır koyar. Süre; faturanın veya eş değer ödeme talebinin alındığı, mal veya hizmetin alındığı ya da gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir.

60 günden uzun vade ne zaman geçerli olur?

Kanun bu tavanı mutlak bir yasak olarak kurmaz; iki koşulun birlikte gerçekleşmesi hâlinde daha uzun bir vadeye izin verir:

  1. Taraflar daha uzun süreyi açıkça anlaşarak kararlaştırmış olmalıdır. Yani vade, faturanın arkasındaki matbu bir şerhle veya genel işlem koşulları arasına gizlenmiş bir cümleyle uzatılamaz; açık ve tartışılmış bir anlaşma gerekir.
  2. Uzun vade, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamalıdır. Bu değerlendirme somut olaya göre yapılır: sektördeki teamül, malın niteliği, tarafların pazarlık gücü ve alacaklının nakit döngüsü gibi unsurlar dikkate alınır.

60 günün hiç aşılamadığı hâller

En kritik nokta burasıdır. Aşağıdaki üç durumdan herhangi biri varsa ödeme süresi 60 günü aşamaz — tarafların aksine anlaşması bu sınırı kaldırmaz:

  • Alacaklı küçük yahut orta ölçekli işletme (KOBİ) ise,
  • Alacaklı tarımsal ya da hayvansal üretici ise,
  • Borçlu büyük ölçekli işletme sıfatını taşıyorsa.

Yani küçük bir tedarikçi ile büyük bir zincir arasındaki sözleşmede yer alan "120 gün vade" hükmü, bu sınırı aşan kısmı bakımından hukuken korunmaz. Bu, maddenin asıl koruma amacıdır: geç ödemenin finansman yükünü, en zayıf halka olan küçük tedarikçinin sırtından almak.

Kim KOBİ sayılır?

KOBİ sıfatı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın "Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik" ile belirlenir. Yönetmelikte 7 Ağustos 2025'te yapılan değişiklikle üst eşik 500 milyon TL'den 1 milyar TL'ye yükseltildi. Güncel sınıflandırma şöyledir:

ÖlçekYıllık çalışan sayısıYıllık net satış hasılatı veya mali bilanço
Mikro işletme10'dan az10 milyon TL'yi aşmayan
Küçük işletme50'den az100 milyon TL'yi aşmayan
Orta büyüklükteki işletme250'den az1 milyar TL'yi aşmayan

Bu üç grubun tamamı KOBİ'dir; eşiklerin dışında kalan işletmeler büyük ölçekli işletme sayılır. Sözleşme masasında karşınızdakinin hangi tarafta olduğunu bilmek, 60 günlük sınırın mutlak mı yoksa müzakereye açık mı olduğunu belirler. Eşikler dönem dönem güncellendiği için, uzun vadeli bir sözleşme imzalamadan önce yürürlükteki yönetmeliği kontrol etmekte fayda vardır.

Geç Ödemenin Sonucu: Temerrüt Faizi

Vade dolduğu hâlde ödeme yapılmazsa alacaklı, sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile faize hak kazanır. Faiz, sözleşmede öngörülen vadeyi ya da kanuni ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren işler.

Peki oran ne olacak? Sözleşmede bir oran kararlaştırılmışsa kural olarak o uygulanır. Sözleşmede oran yoksa veya bu konudaki hüküm geçersiz sayılmışsa, uygulanacak oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Kanun bu oran için bir taban da belirler: oran, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da ticari işler için öngörülen gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.

2026 oranı ve asgari giderim tutarı

Merkez Bankası, 2 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ ile 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere oranı ve asgari giderim tutarını şöyle belirledi:

YılTemerrüt faiz oranı (yıllık)Asgari giderim tutarı
2026%43,002.020 TL
2025%53,251.475 TL
2024%48,001.310 TL
2023%11,75800 TL

Görüldüğü gibi oran her yıl değişiyor ve son yıllarda ciddi biçimde dalgalanıyor. Bu nedenle uzun süren bir gecikmede faiz hesabı tek bir oranla değil, dönemlere bölünerek yapılır: alacağın 2025'te geçen günleri için o yılın oranı, 2026'da geçen günleri için 2026 oranı uygulanır. Sözleşme imzalarken veya dava/icra öncesinde güncel oranı Merkez Bankası'nın ilgili sayfasından teyit edin.

Faiz nasıl hesaplanır?

Ticari temerrüt faizinde basit faiz yöntemi uygulanır; faize faiz yürütülmez. Yıllık orana göre günlük hesap şu formülle yapılır:

Temerrüt Faizi = Ana Para × Yıllık Oran × Gecikilen Gün Sayısı ÷ 365

Örnek: 200.000 TL tutarındaki faturanın vadesi 15 Mart 2026'da dolmuş, ödeme 45 gün gecikmeyle yapılmıştır. Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamıştır.

200.000 × 0,43 × 45 ÷ 365 = 10.602,74 TL

Alacaklı, 200.000 TL'nin yanında 10.602,74 TL temerrüt faizi talep edebilir. Aynı hesap yıllık %53,25 oranın geçerli olduğu 2025 yılı için yapılsaydı sonuç 13.130,14 TL olurdu — oranın hangi yıla ait olduğunun neden önemli olduğunu bu fark iyi gösteriyor.

Asgari giderim tutarı: 2.020 TL

Faizin yanı sıra kanun, alacaklıya alacağın tahsili masrafları için asgari bir giderim isteme hakkı tanır. Bu tutar da her yıl Merkez Bankası tarafından ilan edilir ve 2026 için 2.020 TL olarak belirlenmiştir.

Bu tutarın mantığı şudur: küçük tutarlı bir faturanın gecikmesinde hesaplanan faiz, alacağı takip etmek için harcadığınız emeği ve masrafı karşılamayabilir. Asgari giderim, takip maliyetiniz için tabandan bir güvence sağlar. Örneğin 15.000 TL'lik bir faturanın 20 gün gecikmesinde faiz 353,42 TL kalırken, tahsil masrafları için 2.020 TL'lik asgari giderim ayrıca gündeme gelebilir. Somut olayda bu tutarın talep koşulları ve ispatı için bir hukukçuya danışmanız yerinde olur.

Geçersiz Sayılan Sözleşme Hükümleri

TTK m. 1530, sadece süre koymakla kalmaz; alacaklıyı zayıflatan sözleşme hükümlerini de hedef alır. Maddenin altıncı fıkrası uyarınca, geç ödeme durumunda faiz ödenmeyeceğini ya da açıkça orantısız derecede az faiz ödeneceğini öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.

Pratikte şu tür ifadeler risk taşır:

  • "Gecikme hâlinde faiz talep edilmeyeceği taraflarca kabul edilmiştir."
  • "Gecikme faizi yıllık %2 olarak uygulanır." (İlan edilen orana kıyasla açıkça orantısız düşük bir oran.)
  • "Ödeme, alıcının kendi müşterisinden tahsilat yapmasından sonra gerçekleştirilir." (Vadeyi belirsiz hâle getirerek fiilen sınırsız uzatan hükümler.)

Böyle bir hüküm geçersiz sayıldığında boşluk, kanunun öngördüğü düzenle — yani Merkez Bankası'nın ilan ettiği oranla — doldurulur. Yani "faiz yok" diye imzalanan bir sözleşme, alıcıyı faizden kurtarmaz; aksine, pazarlıkla düşürülebilecek oranı doğrudan ilan edilen orana çıkarır.

Aynı şekilde, madde kapsamındaki bir sözleşmede 60 günlük sınıra aykırı bir vade kararlaştırılmışsa, ödeme günü hiç kararlaştırılmamış gibi kabul edilerek yukarıdaki 30 günlük kanuni süreler devreye girer.

Faizi Faturalamak: Vade Farkı mı, Temerrüt Faizi mi?

Muhasebe tarafında sık karışan iki kavram vardır:

  • Vade farkı, satış anında taraflarca kararlaştırılan, vadeli satışın bedeline eklenen tutardır. Satış sözleşmesinin bir parçasıdır.
  • Temerrüt faizi, kararlaştırılan vadeye uyulmaması üzerine kanundan doğan sonuçtur. Sözleşmede yer almasa da talep edilebilir.

KDV açısından Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/c maddesi; vade farkı, fiyat farkı, faiz ve prim gibi çeşitli gelirleri matraha dahil eder. Gelir İdaresi'nin yerleşik yaklaşımı, teslim ve hizmete bağlı olarak sonradan ortaya çıkan faizlerin de bu kapsamda değerlendirilmesi yönündedir. Buna karşılık öğretide ve yargı kararlarında, tazminat niteliği ağır basan temerrüt faizinin durumu tartışmalıdır. Bu nedenle geç ödeme faizini faturalamadan önce mutlaka mali müşavirinize danışın; belgelendirme biçimi (fatura mı, dekont mu) ve KDV uygulaması somut duruma göre farklılaşabilir.

Tahsil edilemeyen alacağın gider yazılması ise ayrı bir konudur ve Vergi Usul Kanunu'nun 322 ile 323. maddelerindeki koşullara bağlıdır; bu konuyu cari hesap ve alacak takibi yazımızda ele aldık.

Vade Takibini İşletmede Nasıl Kurarsınız?

Kanun size hak veriyor; ama bu hakkı kullanabilmek için hangi faturanın ne zaman vadesinin dolduğunu bilmeniz gerekir. Pratik bir kontrol listesi:

  1. Sözleşmeye vadeyi açıkça yazın. "Fatura tarihinden itibaren 45 gün" gibi tek anlamlı bir ifade, hem tartışmayı bitirir hem de 60 günlük sınırın içinde kaldığınızı gösterir.
  2. Vadeyi cari kartta tanımlayın. Her müşteri için standart ödeme vadesi ve risk limiti tanımlıysa, fatura kesildiği anda vade tarihi otomatik hesaplanır.
  3. Teslim ve fatura tarihlerini birlikte saklayın. İrsaliye, kabul tutanağı ve e-Fatura teslim kayıtları, temerrüdün hangi tarihte başladığını ispatlayan asıl belgelerdir.
  4. Alacak yaşlandırma raporunu haftalık okuyun. Vadesi 1-30 gün, 31-60 gün ve 60+ gün geçmiş alacakları ayrı ayrı görmek, hangi müşteriye ne zaman baskı yapılacağını netleştirir.
  5. Hatırlatma ritmini standartlaştırın. Vadeden 3 gün önce nazik hatırlatma, vade günü bildirim, gecikmenin 7. gününde resmî yazı gibi bir akış, tahsilatı kişisel inisiyatiften çıkarıp sisteme bağlar.
  6. Faiz talebinizi baştan bildirin. Gecikme başladığında faizin işlemeye başladığını yazılı olarak hatırlatmak, çoğu zaman icra takibine gerek kalmadan sonuç verir.
  7. Nakit planınızı vadelerle kurun. 60 gün vadeli satış yapıp 30 gün vadeli tedarik alan bir işletme, büyüdükçe nakit sıkışması yaşar. Bu açığı görmenin yolu nakit akış tablosudur.

Paramset'in ön muhasebe programı fatura vadelerini cari bazında izler, vadesi yaklaşan ve geçen alacakları raporlar; online banka entegrasyonu ile gelen tahsilatları faturalarla eşleştirerek hangi faturanın hâlâ açık olduğunu net gösterir. Program seçerken nelere bakmanız gerektiğini ön muhasebe programı seçerken nelere dikkat edilmeli yazısında derledik.

Sık Sorulan Sorular

Ticari faturada vade en fazla kaç gün olabilir? Kural olarak 60 gün. Taraflar alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşarak daha uzun bir vade kararlaştırabilir. Ancak alacaklı KOBİ ya da tarımsal/hayvansal üretici ise veya borçlu büyük ölçekli işletme ise 60 gün aşılamaz.

Sözleşmemiz yok, sadece fatura kestik. Vade nedir? Faturanın borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günün sonunda borçlu temerrüde düşer. Faturanın alınma tarihi belirsizse süre teslim tarihinden, fatura teslimden önce alınmışsa yine teslim tarihinden işlemeye başlar.

Faiz isteyebilmek için ihtarname çekmem gerekir mi? Hayır. TTK m. 1530 kapsamındaki alacaklarda temerrüt için ihtara gerek yoktur; vade dolduğu anda faiz işlemeye başlar. Bununla birlikte yazılı bir bildirim, hem tahsilatı hızlandırdığı hem de ispat kolaylığı sağladığı için yararlıdır.

2026'da geç ödeme faizi oranı nedir? Sözleşmede oran kararlaştırılmadığı veya ilgili hüküm geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak oran, 1 Ocak 2026'dan itibaren yıllık %43'tür. Alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı ise 2.020 TL'dir.

Sözleşmede "gecikme faizi uygulanmaz" yazıyor, bu geçerli mi? Hayır. Geç ödeme durumunda faiz ödenmeyeceğini veya açıkça orantısız derecede az faiz ödeneceğini öngören sözleşme hükümleri TTK m. 1530 uyarınca geçersizdir. Bu durumda Merkez Bankası'nın ilan ettiği oran uygulanır.

Alacağım birden fazla yıla yayıldı, hangi oranı uygulayacağım? Her yılın gün sayısı için o yıla ait oranı ayrı ayrı hesaplayıp toplamanız gerekir. Örneğin gecikme Kasım 2025'te başlayıp Şubat 2026'da bittiyse, 2025'e düşen günlerde %53,25, 2026'ya düşen günlerde %43 uygulanır.

Bu madde tüketiciye yaptığım satışlarda da geçerli mi? Hayır. TTK m. 1530, ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikine ilişkindir. Tüketici işlemleri tüketici mevzuatına tabidir.

Özet

Ticari faturada ödeme vadesi keyfî belirlenemez. Sözleşmede vade yoksa kanun 30 günlük bir süre öngörür; vade kararlaştırılmışsa kural olarak 60 günlük bir tavan vardır ve alacaklının KOBİ ya da üretici, borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde bu tavan mutlaktır. Vade dolduğunda ihtara gerek olmadan temerrüt oluşur ve alacaklı faize hak kazanır; sözleşmede oran yoksa 2026 için geçerli oran yıllık %43, asgari giderim tutarı 2.020 TL'dir. Faiz ödenmeyeceğine dair sözleşme hükümleri ise geçersizdir.

İşletme açısından asıl mesele, bu hakları kullanabilecek kayıt düzenine sahip olmaktır: vadesi cari kartta tanımlı, teslim ve fatura tarihleri belgeli, yaşlandırma raporu düzenli okunan bir işletme, alacağını hem daha erken hem de daha az çatışmayla tahsil eder. Faiz oranı ve tutarlar her yıl değiştiği için sözleşme imzalamadan ve takip başlatmadan önce güncel değerleri teyit edin, tereddütlü durumlarda mali müşavirinize ve hukuk danışmanınıza başvurun.

Kaynaklar

Önerilen Makaleler