Bir işletmenin en basit görünen ama en çok sorun çıkaran hesabı kasadır. Gün içinde onlarca kez açılır, para girer, para çıkar; akşam çekmecedeki tutarla kayıttaki tutar birbirini tutmaz. Yıl sonunda ise mali müşavir "kasa bakiyeniz çok yüksek görünüyor" der ve kimsenin beklemediği bir vergi tartışması başlar.
Oysa kasa takibi, birkaç kuralı disiplinle uygulamak dışında bir şey istemez: her hareket belgeye bağlanacak, her hareket aynı gün kaydedilecek, her gün fiziki sayımla kayıt karşılaştırılacak. Bu yazıda kasa hesabının ne olduğunu, nakit giriş ve çıkışlarının nasıl izlendiğini, kasa bakiyesinin nasıl hesaplandığını, kasa farklarının nasıl ele alındığını ve nakit tahsilat-ödemelerde uyulması zorunlu tevsik kurallarını anlatıyoruz.
Kasa Nedir? Hangi Değerler Kasada İzlenir?
Muhasebede kasa, işletmenin fiilen elinde bulundurduğu nakit paradır. Tekdüzen Hesap Planı'nda bu hareketler 100 Kasa hesabında izlenir: nakit girişleri hesabın borcuna, nakit çıkışları alacağına yazılır.
Buradaki en kritik ayrım şudur: kasa yalnızca fiziki nakit demektir. Banka hesabındaki para, henüz tahsil edilmemiş çek veya POS'tan geçen ama ertesi gün hesaba düşecek tutar kasa değildir. Bunların her biri ayrı hesapta izlenir:
| Değer | Hesap | Neden kasa değil? |
|---|---|---|
| Nakit para (TL) | 100 Kasa | Kasanın tanımı budur |
| Banka hesabındaki para | 102 Bankalar | Fiziki olarak elinizde değil |
| Müşteriden alınan çek | 101 Alınan Çekler | Vadesinde tahsil edilecek bir alacak |
| Kredi kartı slipleri / POS tahsilatı | 108 Diğer Hazır Değerler | Bankaya intikal edene kadar ara aşamada |
| Personele verilen nakit avans | 196 Personel Avansları | Kasadan çıkmıştır, artık kasa değildir |
Bu ayrımı bozmak, kasa takibinde yapılan hataların büyük kısmının kaynağıdır. POS'tan geçen 40.000 TL'yi kasaya yazan bir işletmenin kasa bakiyesi, gerçekte çekmecede olmayan parayı gösterir; akşam yapılan sayım her gün tutmaz.
Döviz kasası ayrı tutulur
Yabancı para nakit bulunduran işletmeler, her para birimi için ayrı bir kasa kartı açar. Döviz kasası hem döviz tutarıyla hem de TL karşılığıyla izlenir; dönem sonlarında değerleme yapıldığında ortaya çıkan kur farkı gelir veya gider olarak kaydedilir. Kur ve fatura ilişkisi için dövizli fatura nasıl düzenlenir, hangi kur kullanılır yazımıza bakabilirsiniz.
"Kasa defteri" zorunlu bir defter değildir
Vergi mevzuatında ayrıca tutulması gereken bir "kasa defteri" bulunmaz; kasa hareketleri işletmenin yasal defterlerine kaydedilir. Ön muhasebede tuttuğunuz kasa defteri veya günlük kasa raporu ise işletme içi bir izleme aracıdır: zorunlu olmadığı için ihmal edilir, ihmal edildiği için de yıl sonunda kasa bakiyesi kimsenin açıklayamadığı bir rakama dönüşür.
Kasa Takibinin Üç Temel Kuralı
1. Belgesiz hareket olmaz
Kasaya giren ya da kasadan çıkan her kuruşun bir dayanağı olmalıdır. Uygulamada iki iç belge kullanılır:
- Tahsil (tahsilat) makbuzu: Kasaya para girdiğinde düzenlenir. Kimden, hangi tarihte, ne karşılığında, ne kadar alındığını gösterir.
- Tediye (ödeme) makbuzu: Kasadan para çıktığında düzenlenir. Kime, neden, ne kadar ödendiğini gösterir.
Bu makbuzlar faturanın yerini tutmaz; ticari işlemin belgesi yine fatura, fiş, serbest meslek makbuzu veya gider pusulasıdır. Makbuz, paranın el değiştirdiğini kayıt altına alır. İkisini birbirine karıştırmamak gerekir: fatura borcu doğurur, makbuz borcun ödendiğini gösterir.
Perakende satış yapan işletmelerde günlük nakit hasılatın dayanağı genellikle yazar kasanın Z raporudur. Ödeme kaydedici cihaz yükümlülüğü hakkında ayrıntı için yeni nesil ÖKC zorunluluğu kimleri kapsıyor yazımızı inceleyebilirsiniz.
2. Kayıt aynı gün yapılır
Kasa, geriye dönük hatırlanarak yazılabilecek bir hesap değildir. "Hafta sonu toplu girerim" yaklaşımı, ödemenin tutarını da tarihini de bulanıklaştırır. Kasa hareketleri işlemin yapıldığı gün kaydedilmelidir; ertesi gün girilen bir tahsilatın hangi müşteriye ait olduğu çoğu zaman artık kimsenin aklında değildir.
3. Her gün fiziki sayım yapılır
Gün sonunda çekmecedeki para sayılır ve kayıttaki bakiyeyle karşılaştırılır. Fark varsa aynı gün aranır; ertesi güne bırakılan fark, iki günün hareketleri karıştığı için pratikte bulunamaz hale gelir.
Nakit Girişleri ve Çıkışları: Neler Kasaya Yazılır?
| Kasa girişleri (borç) | Kasa çıkışları (alacak) |
|---|---|
| Peşin satış hasılatı | Peşin mal/hizmet alımı |
| Müşteriden nakit tahsilat | Tedarikçiye nakit ödeme |
| Bankadan çekilen nakit | Bankaya yatırılan nakit |
| Ortağın işletmeye koyduğu nakit | Ortağa yapılan nakit ödeme |
| Alınan nakit avans / depozito | Personel avansı, küçük kasa gideri |
| Tahsil edilen çek bedelinin nakde çevrilmesi | Vergi, prim ve masraf ödemeleri |
Dikkat edilmesi gereken nokta, kasa ile karşı hesabın her zaman birlikte hareket ettiğidir. Müşteriden nakit tahsilat yaptığınızda kasa artar, o müşterinin cari hesabındaki alacağınız azalır. Bu ikili kaydı atlamak, kasayı doğru ama cari hesapları yanlış gösteren bir tabloya yol açar. Cari takibin ayrıntısı için cari hesap nedir, müşteri ve tedarikçi cari takibi nasıl yapılır yazımıza göz atabilirsiniz.
Kasa Bakiyesi Nasıl Hesaplanır?
Formül, hangi dönemde çalıştığınızdan bağımsız olarak aynıdır:
Dönem başı kasa bakiyesi + Dönem içi nakit girişleri − Dönem içi nakit çıkışları = Dönem sonu kasa bakiyesi
Bu hesapla bulunan tutar kayıtlı (defter) bakiyesidir. Çekmeceyi sayarak bulduğunuz tutar ise fiili bakiyedir. Kasa takibinin özü, bu ikisinin her gün birbirine eşitlenmesidir:
Fiili sayım tutarı − Kayıtlı bakiye = Kasa farkı
Örnek: bir günün kasa hareketi
Gün başı kasa bakiyesi 4.500 TL olan bir işletmenin günü şöyle geçsin:
| Saat | Hareket | Giriş | Çıkış |
|---|---|---|---|
| 09.40 | Peşin satış (Z raporu) | 6.200 TL | |
| 11.15 | Müşteriden nakit tahsilat | 3.000 TL | |
| 13.00 | Kırtasiye alımı (fatura karşılığı) | 850 TL | |
| 15.30 | Personel avansı | 2.000 TL | |
| 17.45 | Bankaya yatırılan nakit | 8.000 TL | |
| Toplam | 9.200 TL | 10.850 TL |
Gün sonu kayıtlı bakiye: 4.500 + 9.200 − 10.850 = 2.850 TL.
Akşam sayımda çekmeceden 2.850 TL çıkıyorsa kasa tutmuştur. 2.700 TL çıkıyorsa 150 TL'lik bir kasa noksanı vardır ve o gün içinde nedeni aranmalıdır.
Kasa hesabı alacak bakiye vermez
Fiziki olarak var olmayan parayı ödeyemezsiniz; dolayısıyla kasa bakiyesi hiçbir zaman eksiye düşemez. Ön muhasebe raporunuzda eksi kasa görüyorsanız bu bir kasa sorunu değil, bir kayıt sorunudur. Neredeyse her zaman şu üç nedenden biridir:
- Bir tahsilat hiç kaydedilmemiştir.
- Bankadan yapılan bir ödeme yanlışlıkla kasadan çıkmış gibi işlenmiştir.
- Ödeme, tahsilattan önceki bir tarihe kaydedilmiştir.
Kasa Farkları: Sayım Noksanı ve Fazlası
Sayım ile kayıt arasındaki fark ilk anda açıklanamıyorsa, muhasebede geçici hesaplara alınır:
- 197 Sayım ve Tesellüm Noksanları: Kasada kayıttan az para çıkmışsa, fark nedeni bulunana kadar burada bekletilir.
- 397 Sayım ve Tesellüm Fazlaları: Kasada kayıttan çok para çıkmışsa aynı şekilde burada izlenir.
Bunlar geçici hesaplardır; dönem sonuna kadar açıklanamayan tutar, noksansa gider, fazlaysa gelir hesaplarına aktarılarak kapatılır. Sorumlusu belirlenen bir noksan ise ilgili kişiden tahsil edilmek üzere cari hesaba alınır.
Pratikte kasa farklarının çoğu şu sıradan nedenlerden çıkar: para üstünün yanlış verilmesi, tahsilatın kaydedilmemesi, aynı belgenin iki kez işlenmesi, kasadan alınan ve "sonra yazarım" denen küçük harcamalar. Bu yüzden farkın büyüklüğünden çok tekrar edip etmediği önemlidir; her gün küçük farklar veren bir kasa, süreçte yapısal bir aksaklık olduğunu gösterir.
Nakit Ödemelerde 30.000 TL Tevsik Zorunluluğu
Kasa takibinin en çok ceza riski taşıyan yanı, işletmenin bazı ödemeleri nakit yapmasının hiç mümkün olmamasıdır.
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 459) uyarınca, tevsik zorunluluğu kapsamında olanların belirli bir tutarı aşan tahsilat ve ödemelerini banka, ödeme kuruluşu veya PTT gibi aracı finansal kurumlar kanalıyla yapması ve bu kurumlarca düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunludur. Haddin altında kalan işlemler nakit yapılabilir.
Uygulanan had 30.000 TL'dir. Bu tutar, 30 Kasım 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 575 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 7.000 TL'den yükseltilmiştir. Had zaman içinde değişebildiği için ödeme planı yaparken güncel tutarı kontrol etmekte fayda var.
Kapsam oldukça geniştir. GİB'in konuya ilişkin rehberine göre şunlar 30.000 TL'yi aştığında finansal kurum kanalıyla yapılmalıdır:
- Her türlü mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin tahsilat ve ödemeler,
- Avans, depozito, pey akçesi gibi suretlerle yapılan tahsilat ve ödemeler,
- İşletmelerin kendi ortaklarıyla ve diğer gerçek/tüzel kişilerle yaptığı her türlü tahsilat ve ödemeler.
Ayrıca araç kiralama faaliyetiyle uğraşanların motorlu kara taşıtı kiralama hizmetlerine ilişkin tahsilat ve ödemeleri, 30.000 TL'lik sınıra bakılmaksızın tevsik edilmek zorundadır.
Haddi bölerek aşmaya çalışmak işe yaramaz
Rehberde açıkça düzenlenmiş iki durum, uygulamada en sık düşülen tuzaklardır:
Aynı günde aynı kişiyle yapılan işlemler. Aynı gün içinde aynı kişi veya kurumla yapılan işlemlerin toplamı 30.000 TL'yi aşıyorsa, işlemlerin her biri tek tek haddin altında kalsa bile, haddin aşıldığı işlemden itibaren tahsilat ve ödemeler finansal kurum kanalıyla yapılmalıdır. GİB'in örneğinde aynı gün yapılan 10.000 + 18.000 + 4.000 + 5.000 TL'lik alımlarda, toplamın 30.000 TL'yi aştığı üçüncü işlemden itibaren son iki ödeme (4.000 ve 5.000 TL) tevsik kapsamına girer.
Kısım kısım yapılan ödemeler. İşlemin toplam tutarı haddi aşıyorsa, bedelin farklı tarihlerde taksitler halinde ödenmesi zorunluluğu ortadan kaldırmaz; işlemin toplam tutarı dikkate alınır ve her bir taksit finansal kurum kanalıyla ödenir. Rehberdeki örnekte, toplam 300.000 TL'lik bir hizmet bedelinin 25.000 TL'lik taksitler halinde ödenmesi de tevsik kapsamındadır.
Kapsam dışında kalan tahsilat ve ödemeler
Rehberde sayılan istisnalar arasında merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin işlemleri, sermaye piyasası aracı kurumlarında yapılan işlemler, yetkili döviz müesseselerinin döviz alım satımları, tapu sicil müdürlüklerinde ve noterlerde gerçekleştirilen işlemler karşılığı yapılan tahsilat ve ödemeler yer alır. Ayrıca mükellef olmayanların kendi aralarında yaptığı işlemler, tutarı haddi aşsa dahi kapsam dışındadır.
Uyulmazsa ne olur?
Tevsik zorunluluğuna uyulmaması halinde Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza, işleme konu tutarın %10'u oranındadır (2 Ağustos 2024 öncesindeki işlemlerde %5) ve mükellef grubuna göre belirlenen asgari tutarlardan az olamaz. Üstelik ceza taraflara ayrı ayrı uygulanır; yani nakit ödeyen de nakit tahsil eden de ceza riski altındadır.
2 Ağustos 2024 itibarıyla geçerli asgari tutarlar şöyledir:
| Mükellef grubu | Her bir işlem için asgari ceza |
|---|---|
| Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı | 20.000 TL |
| İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler, basit usulde vergilendirilenler | 10.000 TL |
| Bunlar dışında kalanlar | 5.000 TL |
| Bir takvim yılındaki toplam ceza üst sınırı | 20.000.000 TL |
Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığı için, karar verirken cari yıl için ilan edilmiş güncel tutarları esas almak gerekir.
Önemli bir hafifletici hüküm var: tevsik zorunluluğuna aykırı şekilde ödeme yapanlar, durumu ödemeyi takip eden beş iş günü içinde kendiliğinden idareye bildirirse, ödemede bulunan adına özel usulsüzlük cezası kesilmez.
Kira Ödemelerinde Tutar Sınırı Yoktur
Kasa takibinde en sık gözden kaçan konu kiradır. Kira ödemeleri için tutar sınırı uygulanmaz.
17 Ekim 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 328 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, konut kiralarında uygulanan 500 TL'lik alt sınır kaldırılmış ve 268 Seri No.lu Genel Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni düzenlemeye göre konutlarda ve iş yerlerinde, kiraya verenler ile kiralayanların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerini bankalar veya PTT tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmesi zorunludur. Haftalık, günlük veya benzeri kısa süreli konut kiralamaları da kapsamdadır.
Tebliğde belirtilen ayrıntılar:
- Kira bedeline ilişkin mahkeme ve icra yoluyla veya ayni olarak yapılan tahsilat ve ödemeler kapsam dışıdır.
- Hisseli gayrimenkullerde, kira bedelinin tamamının kiraya verenlerden birine banka veya PTT aracılığıyla ödenmesi halinde zorunluluk yerine getirilmiş sayılır.
- Banka şubesine gidip T.C. kimlik numarası, vergi kimlik numarası, ad-soyad/unvan bilgileri ve "kira ödemesi" açıklamasıyla kiraya verenin hesabına para yatırmak da tevsik sayılır.
Uyulmaması halinde yine işleme konu tutarın %10'u oranında, yukarıdaki asgari tutarlardan az olmamak üzere özel usulsüzlük cezası uygulanır.
Pratik sonuç açık: iş yeri kiranızı kasadan nakit ödemeyin. Tutar ne kadar küçük olursa olsun banka veya PTT kanalını kullanın.
Kasa Bakiyesi Neden Şişer? Ortak Hesabı ve Adat Riski
Yıl sonunda karşılaşılan klasik tablo şudur: kayıtlarda kasa bakiyesi milyonlarca TL görünür, ama işletmenin çekmecesinde o para yoktur. Bunun tipik nedeni, gerçekte ortağın kullandığı paranın kasadan çıkmış gibi kaydedilmemesi ya da belgesiz giderlerin hiç işlenmemesidir.
Bu tablo vergisel açıdan risklidir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesi, kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı bedel üzerinden yaptıkları işlemleri transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı sayar. Maddede "ödünç para alınması ve verilmesi" her hal ve şartta mal veya hizmet alım satımı olarak değerlendirilir ve kurumun kendi ortakları açıkça ilişkili kişi kabul edilir.
Uygulamada bunun anlamı şudur: kasada fiilen bulunmayan yüksek bakiyenin ortak tarafından kullanıldığı sonucuna varılırsa, bu tutar ortağa faizsiz kullandırılmış bir borç gibi değerlendirilerek adat yöntemiyle faiz hesaplanması ve örtülü kazanç dağıtımı eleştirisi gündeme gelebilir. Yargı kararlarında yalnızca bakiyenin yüksekliğinin tek başına yeterli sayılmadığı, paranın fiilen kullandırıldığının ortaya konması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunsa da, riski taşımanın işletmeye bir faydası yoktur.
Doğru yaklaşım basit: ortağın işletmeden aldığı para kasada bırakılmaz, ortaklar cari hesabına yazılır. Bu hesabın nasıl işlediğini ortaklar cari hesabı nedir, şirket ortağı ile şirket arası para alışverişi nasıl kayıt edilir yazımızda ayrıntılı anlattık. Kasa bakiyeniz beklenmedik şekilde yüksekse, dönem kapanmadan mali müşavirinizle birlikte nedenini çözmek en sağlıklısıdır.
Kasa Takibinde Sık Yapılan 7 Hata
- POS ve banka tahsilatlarını kasaya yazmak. Kasa yalnızca fiziki nakittir; kart tahsilatları ayrı izlenir.
- Fişsiz küçük harcamalar. "5 dakikaya yazarım" denen 200 TL'lik masraflar, ay sonunda toplamı bulunamayan bir açığa dönüşür.
- Kasa ile şahsi cüzdanı karıştırmak. Özellikle şahıs işletmelerinde en yaygın hata budur; işletme parası ile kişisel para ayrılmadığında ne kasa ne kâr doğru hesaplanabilir.
- Kira, tedarikçi ödemesi gibi kalemleri nakit yapmak. Tevsik kurallarına takılan asıl kalemler bunlardır.
- Gün sonu sayımını atlamak. Fark, oluştuğu gün bulunur; bir hafta sonra bulunamaz.
- Tek kişiye tam yetki vermek. Parayı sayan, kaydeden ve kontrol eden aynı kişiyse kontrol mekanizması yok demektir.
- Kasa hareketini karşı hesaba işlememek. Tahsilat kasaya yazılıp müşteri carisinden düşülmezse, aynı borç ikinci kez talep edilir.
Sağlam Bir Kasa Düzeni İçin Pratik Öneriler
- Kasa limiti belirleyin. Çekmecede tutulacak üst tutarı yazılı olarak saptayın; aşan tutar aynı gün bankaya yatırılsın. Bu hem güvenlik hem de vergisel risk açısından koruyucudur.
- Küçük kasa (petty cash) uygulaması kurun. Günlük ufak harcamalar için sabit bir tutar ayırın, harcandıkça belge karşılığı tamamlayın. Böylece ana kasa küçük fişlerle kirlenmez.
- Görevleri ayırın. Parayı teslim alan ile kaydı yapan kişi mümkünse farklı olsun; değilse haftalık kontrolü başka biri yapsın.
- Sayım tutanağı tutun. Gün sonu sayımını kupür kupür yazıp imzalatmak, farkın hangi gün oluştuğunu geriye dönük tespit etmenin tek yoludur.
- Kasa ile nakit akışını birbirine karıştırmayın. Kasa bugünkü nakdinizi gösterir; gelecekteki nakdinizi görmek için ayrı bir planlama gerekir. Bunun için nakit akış tablosu nedir, KOBİ'ler için nasıl hazırlanır yazımıza bakabilirsiniz.
Kasa Takibini Programla Yapmak
Kasa takibini Excel ile yürütmek mümkündür, ancak işlem hacmi arttıkça iki sorun kaçınılmaz olur: formül hataları ve karşı hesabın güncellenmemesi. Bir ön muhasebe programında tahsilat kaydedildiğinde kasa bakiyesi ile müşteri carisi aynı anda güncellenir; gün sonu kasa raporu, kasa-banka mutabakatı ve tarih aralığına göre nakit giriş-çıkış dökümü hazır olarak alınabilir.
Paramset'in ön muhasebe programı ve gelir gider programı ile kasa, banka ve cari hesaplarınızı tek ekrandan izleyebilir; nakit ve banka hareketlerinizi birbirine karıştırmadan raporlayabilirsiniz. Ön muhasebe ile genel muhasebe arasındaki iş bölümünü merak ediyorsanız ön muhasebe ile genel muhasebe arasındaki fark nedir yazımız yol gösterici olacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasa bakiyesi eksi çıkarsa ne yapmalıyım? Eksi kasa fiilen mümkün değildir; mutlaka bir kayıt hatası vardır. Genellikle kaydedilmemiş bir tahsilat, bankadan yapıldığı halde kasadan çıkmış gibi işlenmiş bir ödeme ya da yanlış tarih söz konusudur. Hareketleri tarih sırasıyla gözden geçirmek çoğu zaman sorunu çözer.
Müşteriden 50.000 TL'lik satışın tamamını nakit tahsil edebilir miyim? Hayır. İşlem tutarı 30.000 TL'lik haddi aştığı için tahsilatın aracı finansal kurum kanalıyla yapılması gerekir. Bedeli parçalara bölerek ödemek de zorunluluğu ortadan kaldırmaz; işlemin toplam tutarı dikkate alınır.
Personel avansını kasadan nakit verebilir miyim? İşletmelerin gerçek ve tüzel kişilerle yaptığı tahsilat ve ödemeler 30.000 TL'yi aştığında finansal kurum kanalı zorunludur. Haddin altındaki avanslar nakit verilebilir; ancak ücret ödemelerinde çalışan sayısına bağlı olarak farklı bir banka aracılığıyla ödeme düzenlemesi de bulunduğundan, ücret ve avans ayrımını mali müşavirinizle netleştirin.
Kasa sayımını her gün yapmak şart mı? Mevzuatta günlük sayım şartı yoktur, ancak farkı bulunabilir kılan tek yöntem budur. Nakit hacmi düşük işletmelerde haftalık sayım da uygulanabilir; kritik olan, sayımın düzenli ve tutanaklı yapılmasıdır.
Kaynaklar
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Belirli Tutarın (30 Bin) Üzerindeki Tahsilat ve Ödemelerde Tevsik (Belgeleme) Zorunluluğu Rehberi, Yayın No: 533, Aralık 2024 — PDF
- TÜRMOB Mevzuat Sirküleri 2024/133, 328 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile kira ödemelerinde tevsik zorunluluğu (17.10.2024) — PDF
- Gelir İdaresi Başkanlığı, Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1), RG 18.11.2007 / 26704 — PDF