Yazılara Geri Dön
VERGI
12 dk okuma

Devreden KDV Nedir? Neden Birikir, Nasıl Kullanılır?

Devreden KDV Nedir? Neden Birikir, Nasıl Kullanılır?
Bu içeriği yapay zekâ ile özetleyin

KDV beyannamesini her ay verirken en alttaki satıra bakıp aynı soruyu soran çok işletme var: "Sonraki Döneme Devreden KDV: 480.000 TL" yazıyor, ama bu para nerede? Kasada değil, banka hesabında değil, vergi dairesinden de gelmiyor. Bilançoda duruyor, işletme sermayesini yiyor ve çoğu zaman ne yapılacağı bilinmiyor.

Devreden KDV, Türk vergi sisteminin en çok tartışılan başlıklarından biri. Bu yazıda devreden KDV'nin ne olduğunu, hangi işletmelerde neden biriktiğini, hangi durumlarda nakde dönüşebildiğini ve indirim hakkına getirilen beş takvim yılı sınırını adım adım ele alıyoruz.

Devreden KDV Nedir?

KDV, işletmenin üzerinde kalmaması gereken bir vergidir. Satışlarınızda müşteriden hesaplanan KDV tahsil eder, alışlarınızda tedarikçiye indirilecek KDV ödersiniz; ayın sonunda ikisinin farkını vergi dairesine yatırırsınız. KDV'nin temel mantığını hatırlamak isterseniz KDV nasıl hesaplanır yazısına bakabilirsiniz.

Peki alışlarınızda ödediğiniz KDV, satışlarınızda tahsil ettiğinizden fazlaysa ne olur? 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 2. fıkrası bu soruya net bir cevap veriyor:

Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez.

İşte bu fark devreden KDV'dir. İki kritik ifade barındırıyor:

  • "Sonraki dönemlere devrolunur" — Hakkınız kaybolmaz. Gelecek dönemlerde hesaplayacağınız KDV'den indirebilirsiniz.
  • "İade edilmez" — Kural olarak nakit talep edemezsiniz. İade, yalnızca kanunda sayılan özel işlem türleri için mümkündür.

Yani devreden KDV bir alacak değil, bir indirim hakkıdır. Devletten tahsil edeceğiniz bir para değil, ilerideki KDV borçlarınızdan düşebileceğiniz bir kredi gibi düşünün.

Beyannamede Nerede Görünür?

1 No.lu KDV Beyannamesinde devreden KDV iki ayrı yerde karşınıza çıkar:

  • Önceki Dönemden Devreden İndirilecek KDV — İndirimler bölümünde yer alır; geçen ayın devreden tutarı bu dönemin indirilecek KDV'sine eklenir.
  • Sonraki Döneme Devreden KDV — Sonuç hesaplarında yer alır; bu dönem de eritilemeyen kısmı gösterir.

Bu iki satır bir zincir oluşturur: bir dönemin çıktısı, ertesi dönemin girdisidir. Basit bir örnekle izleyelim.

DönemHesaplanan KDVBu dönem indirilecek KDVÖnceki dönemden devredenÖdenecek KDVSonraki döneme devreden
Ocak40.000190.0000150.000
Şubat60.00055.000150.000145.000
Mart120.00050.000145.00075.000
Nisan130.00045.00075.00010.0000

Ocak ayında büyük bir makine alımı yapıldığı için 150.000 TL devreden KDV doğuyor. Şubat ve Mart'ta satışlar arttıkça bu tutar eriyor, Nisan'da tamamen tükeniyor ve işletme yeniden KDV ödeyen konuma geçiyor. Sağlıklı tablo budur: devreden KDV geçici bir durumdur, birkaç dönem içinde indirim yoluyla kapanır.

Sorun, tablonun son kolonunun yıllarca hiç sıfırlanmaması hâlinde başlar.

Muhasebede Nasıl İzlenir?

Tek Düzen Hesap Planı'nda süreç üç hesap üzerinden yürür:

  • 191 – İndirilecek KDV: Alışlarda yüklenilen KDV bu hesapta toplanır.
  • 391 – Hesaplanan KDV: Satışlarda tahsil edilen KDV burada birikir.
  • 190 – Devreden KDV: Dönem sonunda 191 bakiyesi 391'den büyükse, kalan fark bu hesaba aktarılır ve ertesi dönem yeniden 191'e devredilir.

Ay sonunda 391 ile 191 karşılaştırılır. Hesaplanan KDV fazlaysa aradaki fark 360 – Ödenecek Vergi ve Fonlar hesabına alınır; indirilecek KDV fazlaysa fark 190 numaralı hesapta bekletilir. 190 hesabının bilançoda dönen varlıklar içinde göründüğünü, yani kâğıt üzerinde bir varlık gibi durduğunu unutmayın — oysa nakde dönüşü hiç de kesin değildir.

Devreden KDV Neden Birikir?

Devreden KDV'nin birikmesi genelde bir muhasebe hatası değil, işin yapısından kaynaklanan bir sonuçtur. En sık görülen nedenler:

1. Büyük yatırım ve sabit kıymet alımları

Makine, taşıt, bina, yazılım gibi amortismana tabi iktisadi kıymet (ATİK) alımlarında yüklenilen KDV tek seferde ve yüksek tutarda indirim hesaplarına girer. Ancak bu yatırımın getireceği satış, aylara ve yıllara yayılır. Yatırım maliyeti gidere yayılırken KDV'si peşin yüklenir; arada devreden KDV oluşur. Yatırımın maliyet tarafının yıllara nasıl dağıldığını amortisman nedir, nasıl hesaplanır yazısında bulabilirsiniz.

2. İndirimli oranlı satış yapmak

Girdilerinizi %20 KDV ile alıp çıktınızı %1 veya %10 ile satıyorsanız, aradaki oran makası her ay yapısal bir devreden KDV üretir. Gıda üreticileri, fırınlar, tekstil ve konut sektörü klasik örneklerdir. Bir unlu mamul üreticisi ambalajı, elektriği, makine bakımını %20 KDV'yle alır, ürünü %1 KDV'yle satar. Bu durumda devreden KDV bir defalık değil, kalıcı bir birikimdir.

3. Tevkifata tabi işlemler

Kısmi tevkifat kapsamındaki bir hizmet verdiğinizde KDV'nin bir kısmını siz beyan etmez, alıcı keser ve doğrudan vergi dairesine yatırır. Sizin beyannamenizde hesaplanan KDV azalır, indirilecek KDV ise aynı kalır. Temizlik, işgücü temini, yapım işleri ve danışmanlık gibi alanlarda çalışan firmalarda devreden KDV'nin ana kaynağı budur. Hangi işlemlerde hangi oranda tevkifat uygulandığı için KDV tevkifatı nedir yazısına göz atabilirsiniz.

4. İstisna kapsamındaki satışlar

İhracat, ihraç kayıtlı teslim, mikro ihracat, serbest bölgeye satış gibi tam istisna kapsamındaki işlemlerde satış faturasında KDV hesaplanmaz. Yurt içinden yaptığınız alımlarda ise KDV ödemeye devam edersiniz. İhracat ağırlıklı çalışan bir işletmede hesaplanan KDV neredeyse sıfıra yakınken indirilecek KDV yüksek kalır.

5. Stok yığılması

Sattığınızdan fazla mal aldığınız her dönem, KDV'sini peşin ödediğiniz ama satışını henüz yapmadığınız stok birikir. Bu da devreden KDV olarak görünür. Yani devreden KDV bazen bir vergi sorunu değil, kılık değiştirmiş bir stok yönetimi sorunudur. Depodaki maliyetin nasıl ölçüldüğünü stok değerleme yöntemleri yazısında karşılaştırdık.

6. Sezonluk iş modeli ve yeni kuruluş

Turizm, tarım, okul malzemeleri gibi sezonluk işlerde alım ve satım dönemleri birbirinden aylarca ayrıdır; ölü sezonda devreden KDV birikir, sezonda erir. Yeni kurulan işletmelerde de kuruluş yatırımları nedeniyle ilk aylarda devreden KDV normaldir.

7. Kâr marjının düşmesi

Sürekli maliyetin altında veya çok ince marjla satış yapan bir işletmede hesaplanan KDV hiçbir zaman indirilecek KDV'yi geçmez. Bu durumda devreden KDV, aslında kârlılık probleminin vergi tarafındaki yansımasıdır. Birikmiş devreden KDV'yi gördüğünüzde ilk bakacağınız yer beyanname değil, ürün bazlı marj analiziniz olmalıdır.

8. İndirim hakkı bulunmayan KDV'nin yanlış kaydı

Bazı KDV'ler kanunen hiç indirilemez (KDVK madde 30). Binek otomobil alımındaki KDV, zayi olan mallara ait KDV, gelir ve kurumlar vergisi açısından gider kabul edilmeyen harcamaların KDV'si gibi. Bunlar yanlışlıkla 191 hesabına atıldığında yapay bir devreden KDV ortaya çıkar ve inceleme riski doğurur. Benzer bir durum ithalatta da geçerlidir; ayrıntılar için ithalatta indirilemeyen KDV yazısına bakabilirsiniz.

Devreden KDV Nasıl Kullanılır?

Devreden KDV'nin dört farklı çıkış yolu var. Hangisinin size uygun olduğu, işlemlerinizin türüne bağlı.

Yol 1: İndirim (asıl ve varsayılan yol)

Kanunun öngördüğü ana mekanizma budur: devreden tutar, ertesi dönemin indirilecek KDV'sine eklenir ve o dönemin hesaplanan KDV'sinden düşülür. Süreç, tutar tükenene kadar kendiliğinden devam eder. Devreden KDV endekslenmez, faiz işlemez; nominal tutarıyla taşınır. Yüksek enflasyon ortamında bu, hakkın reel olarak eridiği anlamına gelir — 400.000 TL'lik devreden KDV üç yıl sonra hâlâ 400.000 TL'dir, ama alım gücü çok daha azdır.

Yol 2: İade (yalnızca iade hakkı doğuran işlemlerde)

Her devreden KDV iade edilebilir değildir. İade için kanunda sayılan bir işlem türüne girmek gerekir:

  • Tam istisna kapsamındaki işlemler: KDV Kanunu'nun 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17/4-s bendi kapsamındaki işlemler (ihracat, deniz-hava-demiryolu taşıma araçları, yatırım teşvik belgeli makine teslimleri gibi). Bu işlemler nedeniyle indirilemeyen KDV, madde 32 uyarınca, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar talep edilmesi şartıyla nakden veya mahsuben iade edilir. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde tutar iade edilmez, yalnızca indirimde kalır.
  • İndirimli orana tabi işlemler: %1 veya %10 oranlı teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilip indirimle giderilemeyen KDV, yıllık olarak iade edilebilir. Ancak burada bir alt sınır vardır: Cumhurbaşkanınca belirlenen tutarın altındaki kısım iade edilmez, indirim yoluyla telafi edilmek üzere devreder. Bu sınır her yıl yeniden belirlenir; 2026 yılı için 164.000 TL olarak tespit edilmiştir (56 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ). Başvuru öncesinde ilgili yıl için geçerli tutarı mutlaka kontrol edin.
  • Kısmi tevkifata tabi işlemler: Alıcı tarafından tevkif edilerek beyan edilen KDV, satıcı açısından iade konusu yapılabilir.

İade süreci, belgeleri ve mahsup/nakit ayrımı için KDV iadesi nasıl alınır yazısındaki adımları izleyebilirsiniz.

Kritik nokta şudur: iade hakkı doğuran bir işleminiz yoksa, devreden KDV ne kadar büyük olursa olsun nakde dönmez. Sadece stok yığılması veya düşük marj nedeniyle biriken devreden KDV için iade talep edilemez.

Yol 3: Devir, birleşme ve bölünme

Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre yapılan devir ve bölünme işlemleri ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 81. maddesindeki işlemler KDV'den istisnadır (KDVK 17/4-c). Bu işlemlerde infisah eden, bölünen veya faaliyetini bırakan şirketin devreden KDV'si kaybolmaz; devralan şirket tarafından, mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılabilir.

Ancak 7524 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle bu bende önemli bir şart eklendi: devralınan devreden KDV, artık Vergi Usul Kanunu'ndaki zamanaşımı süreleriyle bağlı olmaksızın yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre indirilebiliyor. Yani devir öncesi otomatik bir aktarım yok; incelemeyi beklemek gerekiyor. Bu değişiklik 2 Ağustos 2024'te yürürlüğe girdi. Şirket birleşmesi veya tür değişikliği planlıyorsanız, devralınacak devreden KDV'nin gerçekliğini ve belge altyapısını önceden gözden geçirmek artık daha da önemli.

Yol 4: Faaliyetin terki

İşletme kapandığında indirim yapacak bir gelecek dönem kalmaz. Bu durumda devreden KDV'nin iadesi kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık İdare, mükellefiyetin terkin edildiği tarih itibarıyla indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin ilgili dönem gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider ya da maliyet unsuru olarak dikkate alınabileceği yönünde görüş vermektedir. Bu telafi, tutarın tamamını değil yalnızca vergi oranı kadarını geri kazandırır: %25 kurumlar vergisi oranında 100 TL gider, ancak 25 TL vergi avantajı yaratır. Kapanış işlemleri öncesinde mali müşavirinizle özelge bazında değerlendirme yapmanızı öneririz.

İndirim Hakkının Süresi: İki Farklı Kuralı Karıştırmayın

Uygulamada en sık karışan iki süre var; ayırmak gerekiyor.

Birinci kural — faturayı kayda alma süresi (KDVK 29/3). İndirim hakkı, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği dönemde kullanılabilir. Yani 2026 tarihli bir alış faturasını en geç 2027 sonuna kadar defterlere kaydedip indirim konusu yapabilirsiniz. Bu süre geçtikten sonra o faturanın KDV'si indirilemez.

İkinci kural — devreden tutarın taşınma süresi. Bir kez usulüne uygun indirime konu edilmiş ve devreden KDV'ye dönüşmüş tutar için, tarihsel olarak herhangi bir süre sınırı yoktu. Bu tutar nominal değeriyle sınırsız biçimde devrediyordu. Aşağıdaki bölümde ele aldığımız düzenleme, tam olarak bu ikinci kuralı değiştiriyor.

Beş Takvim Yılı Sınırı ve 1 Ocak 2030

7524 sayılı Kanun'la devreden KDV'ye ilk kez bir zaman sınırı getirildi. Mekanizma iki maddeye yayılmış durumda:

  • KDVK madde 30/1-f: "Beş takvim yılı süresince indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi" indirilemeyecek KDV'ler arasına eklendi.
  • KDVK madde 58: Bu kapsamdaki tutarın sonraki döneme devreden KDV hesabından çıkarılıp özel bir hesaba alınacağı, mükellefin üç yıl içinde talep etmesi hâlinde, VUK'taki zamanaşımı süreleriyle bağlı olmaksızın talep tarihinden itibaren bir yıl içinde yapılacak vergi incelemesi sonucunda, incelemenin tamamlandığı yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği düzenlendi. Talepte bulunulmayan KDV gider yazılamaz.

Her iki hüküm de 1 Ocak 2030 tarihinde yürürlüğe girecek. Kanun gerekçesinde bu tarihin, mükelleflere öngörülebilirlik sağlamak amacıyla seçildiği belirtiliyor.

Yürürlük 2030 olsa da hesap penceresi çoktan işlemeye başladı. Gerekçedeki açıklamalara göre, 2025–2029 takvim yıllarının tüm vergilendirme dönemlerinde kesintisiz biçimde yer alan sonraki döneme devreden KDV tutarlarının en düşük olanı, 1 Ocak 2030'dan itibaren indirim hesaplarından çıkarılarak özel hesaba alınacak. Yani beş yıl boyunca hiç erimemiş, en dip seviyedeki tutar sınırın hedefinde. Aradaki dönemlerden herhangi birinde ödenecek KDV çıkarsa, beş takvim yılının hesabına o dönemi izleyen takvim yılından itibaren yeniden başlanacak; bu dönemlerde iade talep edilmiş olması hesabı etkilemiyor.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: devreden KDV'sini bugün en az bir kez sıfırlayabilen işletme, sürenin sayacını da sıfırlar.

Hesaplamanın aylık bazda mı yıllık bazda mı yapılacağı, özel hesabın hangi kalemle izleneceği gibi teknik ayrıntılar için Hazine ve Maliye Bakanlığı usul ve esasları belirlemeye yetkili kılındı; ayrıca Bakanlık vergi incelemesi dışında farklı usuller tespit edebilir. Bu konuda ayrıntılı bir uygulama tebliği yayımlanmış değil, dolayısıyla yukarıdaki yöntem kanun gerekçesine ve meslek çevrelerinin yorumuna dayanıyor. Kesin uygulama, tebliğ yayımlandığında netleşecek.

Düzenlemenin en çok eleştirilen yönü de burada: indirim ile gider yazma eşdeğer değil. İndirimde KDV'nin tamamını geri kazanırsınız; gider yazmada yalnızca kurumlar vergisi oranı kadarını. Beş yıl indirim yoluyla eritilemeyen tutarın büyük kısmı, bu yolla işletmenin üzerinde kalıyor.

Devreden KDV'yi Eritmek İçin Neler Yapılabilir?

Devreden KDV'yi "yok etmenin" sihirli bir yolu yok, ama yönetilebilir. Yapısal olarak bakmak gerekiyor:

  1. Kaynağını tespit edin. Devreden KDV yatırımdan mı, indirimli orandan mı, tevkifattan mı, stoktan mı doğuyor? Kaynak bilinmeden çözüm bulunamaz. Aylık bazda hesaplanan/indirilecek KDV kırılımını çıkarın.
  2. İade hakkınız olup olmadığını kontrol edin. İhracat, indirimli oran veya tevkifat kapsamındaki işlemleriniz varsa, iade edilebilir kısım için başvurmadığınız her dönem kayıptır. İndirimli oranda iade yıllık talep edilir ve süresi vardır.
  3. Süreleri takvime bağlayın. Madde 32 kapsamındaki iade talebi için işlemi izleyen ikinci takvim yılı sonu, indirimli oran iadesi için ilgili başvuru dönemi, faturaların kayda alınması için takip eden takvim yılı sonu — bu üç tarihi mali takviminize koyun.
  4. İndirilemeyecek KDV'leri ayıklayın. Binek otomobil, zayi mal, KKEG niteliğindeki harcamalara ait KDV 191 hesabına girmiş mi? Şişirilmiş devreden KDV hem yanlış tablo verir hem risk yaratır.
  5. Stok ve tedarik politikanızı gözden geçirin. Devir hızı düşük stoklarda birikmiş KDV, aynı zamanda ölü sermayedir. Alım planını satış hızına yaklaştırmak devreden KDV'yi de düşürür.
  6. Yatırım zamanlamasını satış döngüsüne yaklaştırın. Büyük ATİK alımlarını, satış hacminin yükseleceği dönemlere denk getirmek KDV yükünün daha hızlı erimesini sağlar. Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine teslimlerinde istisna imkânını da ayrıca değerlendirin.
  7. Marj analizi yapın. Sürekli devreden KDV üreten bir yapı, çoğu zaman düşük marjla satış yapan bir yapıdır. Ürün ve kanal bazlı kârlılığı ölçmeden bu döngü kırılmaz.
  8. Bilançodaki 190 hesabını nakit gibi görmeyin. Devreden KDV nakit akışına katkı vermez. Nakit planlamasını gerçek tahsilat ve ödemeler üzerinden kurmak için nakit akış tablosu hazırlamak faydalı olur.

Alış ve satış KDV'lerinin dönem bazında doğru eşleştiği bir kayıt düzeni bu takibin ön koşulu. Fatura, tahsilat ve stok hareketlerini tek yerde tutan bir ön muhasebe programı, devreden KDV'nin hangi kalemden doğduğunu aylık olarak görmenizi kolaylaştırır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Devreden KDV'yi vergi dairesinden alacak sanmak. Bilançoda varlık olarak görünse de iade hakkı doğuran bir işlem yoksa nakde dönmez.
  • İade hakkı varken başvurmamak. Özellikle indirimli orana tabi satış yapan işletmeler, yıllık iade hakkını süresinde kullanmadıkları için tutarı kalıcı biçimde devreden KDV'ye hapsediyor.
  • Fatura kayıt süresini kaçırmak. Geç eline geçen alış faturalarını takip eden takvim yılı sonuna kadar kayda almamak, o KDV'yi tamamen kaybetmek anlamına gelir.
  • İndirilemeyecek KDV'yi indirim hesaplarında tutmak. Devreden tutarı büyütür, incelemede reddedilir; üstelik 30/1-f kapsamındaki gider yazma imkânından da yararlanılamaz.
  • Devir/birleşmede devreden KDV'yi otomatik aktarılacak varsaymak. 2 Ağustos 2024'ten itibaren bu aktarım vergi incelemesi sonucuna bağlı.
  • Beş yıl sınırını 2030 sorunu olarak ertelemek. Sayaç 2025 dönemlerinden itibaren işliyor; bugünkü devreden KDV yönetimi 2030'daki sonucu belirliyor.

Sık Sorulan Sorular

Devreden KDV'yi vergi dairesinden nakit isteyebilir miyim? İade hakkı doğuran bir işleminiz (tam istisna, indirimli oran, kısmi tevkifat) yoksa hayır. Kanunun 29/2. maddesi devreden tutarın iade edilmeyeceğini açıkça belirtiyor; iade, kanunda sayılan işlem türlerine özgü bir istisnadır.

Devreden KDV'yi diğer vergi borçlarıma mahsup edebilir miyim? Doğrudan mahsup mümkün değil. Mahsup, iade hakkı doğuran bir işlemden kaynaklanan ve iade edilebilir nitelikte olan KDV için yapılabilir. İade hakkı yoksa devreden tutar yalnızca ileride hesaplanacak KDV'den indirilebilir.

Devreden KDV bilançoda hangi kalemde yer alır? 190 – Devreden KDV hesabında, dönen varlıklar içinde izlenir. Muhasebe tekniği açısından varlık olsa da nakde dönüşü iade hakkına bağlıdır; finansal analizde bu ayrımı yapmak gerekir.

Devreden KDV'ye faiz veya enflasyon farkı işler mi? Hayır. Devreden KDV nominal tutarıyla taşınır, endekslenmez. Enflasyonist ortamda bu, hakkın reel değerinin zamanla azalması anlamına gelir.

Zarar eden bir işletmede devreden KDV her zaman olur mu? Zorunlu değil. KDV, kâr üzerinden değil işlem üzerinden hesaplanır. Zarar eden ama alışından çok satış hacmi olan bir işletme KDV ödeyen konumda olabilir; kârlı ama büyük yatırım yapan bir işletmede ise devreden KDV çıkabilir.

Şirketimi kapatırsam devreden KDV'm ne olur? İadesi kural olarak mümkün değil. İdarenin görüşü, terkin tarihi itibarıyla indirilemeyen KDV'nin ilgili dönem gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider veya maliyet olarak dikkate alınabileceği yönünde. Kapanış öncesinde mali müşavirinizle değerlendirin.

Beş yıllık süre benim devreden KDV'imi ne zaman etkiler? Düzenleme 1 Ocak 2030'da yürürlüğe girecek, ancak beş yıllık pencerenin 2025 dönemlerinden itibaren işlediği kabul ediliyor. Aradaki dönemlerde ödenecek KDV çıkması hâlinde süre yeniden başlıyor. Uygulama usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecek.

Yeni kurulan bir şirkette devreden KDV çıkması sorun mudur? Hayır, kuruluş ve ilk yatırım dönemlerinde normaldir. Beklenen şey, faaliyet olgunlaştıkça devreden tutarın indirim yoluyla erimesidir. Yıllar geçmesine rağmen hiç azalmıyorsa yapısal nedeni araştırmak gerekir.

Kaynaklar

  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, madde 29 (özellikle 29/2 ve 29/3), madde 30 (30/1-f dâhil), madde 32, madde 17/4-c ve madde 58
  • 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, madde 19, 20 ve 22 — 2/8/2024 tarihli ve 32620 sayılı Resmî Gazete
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 56) — 31/12/2025 tarihli ve 33124 sayılı 5. Mükerrer Resmî Gazete; KDV GUT (III/B-3.2.2.) bölümü, indirimli oran iade alt sınırı
  • BDO Denet, 7524 Sayılı Kanunla Devreden Katma Değer Vergisine İlişkin Olarak Yapılan Değişiklikler, 2024/056 sayılı sirküler — denet.com.tr
  • Hacı Ali Gürkan, Yeni Değişikliklerle Devreden KDValomaliye.com
  • PKF, Devreden KDV'nin Gider Yazılmasına İlişkin Hesaplama Süresi Başladıpkf.com.tr

Vergi oranları, iade alt sınırları ve idari düzenlemeler değişebilir. Beş takvim yılı uygulamasına ilişkin usul ve esaslar henüz ayrıntılı bir tebliğle düzenlenmediğinden, iade başvurusu veya devir planlaması öncesinde GİB'in güncel düzenlemelerini kontrol etmenizi ve mali müşavirinizle birlikte çalışmanızı öneririz.

Önerilen Makaleler